Teheccüd Namazı Peygamberimize Farz mı?

Değerli kardeşim,

Bu konuyla alakalı olarak kafanızda bir çok sorunun döndüğünü düşünebiliyorum. İlk önce şunu söyleyerek başlamak istiyoum yazıma. Teheccüd namazı ismini İsra suresinin yetmiş dokuzuncu ayetinde geçmekte olan tehecced kelimesinden almıştır. Teheccüd namazı kılması Peygamber Efendimiz (S.A.S.)’ e henüz peygamberliğinin başında emrolmuştu. (Müzzemmil, 73/1-7) Dolayısıyla bu gecenin feyzine de ilişkin kur’an-ı kerimde bir çok önemli ayet olduğunu biliyoruz. Bu ayetlerin genel bir bölümü doğrudan Peygamber efendimize hitap etmiştir. Örneğin ; (İsrâ 17/79; Tâhâ 20/130; Kāf 50/40; Tûr 52/49; Müzzemmil 73/1-7, 20; İnsân 76/25) diğer bir kısımda da gece namazı Allah’ u tealaya kulluk etmenin çaba harcayan Müslümanların övülmesiyle ifade edilmiştir. Peygamber efendimiz henüz 40 yaşındayken ilk vahyi’nin indiği hira dağında bu yaşananlardan etkilenmiş ve de doğrudan evine giderek üzerimi örtüp rahatlayıncaya kadar böylece kalmıştır. Cebrail gelmiş ve ey Muhammed gecenin büyük bir bölümünü ibadetle geçir emrini iletmiş. Bu ibadetle ilgili olarakta gecenin yarısı ya da daha azı veya biraz fazlası olarak emredilmiştir.

Kur’an tefsirlerinin büyük bir bölümünde Hz Muhammed’e gece namazının fark olarak kılındığı ancak beş vakit namaz emrolunduktan sonra da bu ibadetine devam ettiği bildirilmiştir. Buradan yola çıkacak olursak gece namazı yani teheccüd namazının Peygamber Efendimize farz olduğu ancak ümmetine sünnet olduğu kabul edilmektedir.

Buradan da yola çıkarsak ey Müslüman kardeşlerimiz gece namazının Peygamber Efendim’ e farz olduğunu söylememizin mümkün olduğunu belirtebilirim. Dolayısıyla ümmetine sünnet olan bu namazı gece kalkıp kılmanın da faziletinin büyük olduğunu tekrar tekrar belirtebiliriz.

“Hz. Âişe ve Abdullah b. Abbas’tan gelen rivayetlere göre teheccüd namazı Müzzemmil sûresinin ilk âyetleriyle farz kılınmış, ancak Hz. Peygamber gibi geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılmaya başlayan müslümanlara bu ibadet ağır gelince aynı sûrenin yaklaşık bir yıl sonra nâzil olan son âyetiyle bu hüküm kaldırılmış ve teheccüdün nâfile bir ibadet olduğu bildirilmiştir. “ (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 139; Ebû Dâvûd, Tetavvu, 17, 27)

Hoca
Makaleler